Sevgiliye Anlamlı Duygu Dolu Güzel Sözler SÖZ SÖZÜ

anlamlı sözler,

sevgili için güzel anlamlı sözler,

en güzel anlamlı sözler,

Bu makalemiz de birbirinden güzel anlamlı sözler paylaşacağız. Sizde sevgilinize söylediğiniz söz de bir anlam aramasını istiyorsanız veya söylediğiniz sözlerde duygu dolu bir anlam taşımasını istiyorsanız en güzel anlamlı sözler bu sayfada.

Sevgiliye Anlamlı Sözler

Sevgiliye Anlamlı Güzel Sözler SÖZ SÖZÜ

Seni sevdiğimi anlayacaksın, Sevmediğim zaman.

Ben istemem öyle, iki günlük sevgi, yüreğin varsa bir ömür sev beni.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
Ya canım ellerini tutmak isterse…

Hala peşinden koşuyorsam, bu senin beni yenişin değil, benim kendimi mağlup edişimdir!

İhanet, bir insanlık suçudur.

Hayat beni sensizken çok eziyor; kime başlasam seninle bitiyor, kimi bitirsem sana benziyor.

En büyük suçum neydi biliyor musun¿
Her umudu sen sandım; bu yüzden bu kadar sarıldım, sarsıldım, yanıldım…
Peki, yokluğunda ne yaptığımı biliyor musun¿
Hiç sana benzemeyen bir sen yaratıp, kendimi seninle aldattım! Böyle sardım yaralarımı…
Ve böyle ihanet ettim kendime…

Kendime olan güvenim bile sende kaldı. Bu yüzden insanları hep kandıracağım. Yarın seni daha çok unutmuş gibi yapacağım. Ben kalırım; yeter ki sen “Hoşça kal” de… Çünkü yarın bugünümden daha sahte olacağım.

Tahrip gücü yüksek bir eylemdir SEVMEK,
Altından sağ çıkabilene ”AŞK” olsun…

Böyledir sevmek; gidişine küfrettirir, gelişine şükrettirir.

Birileri ölürken birileri nutuk atıyor sokaklarda Bunu anladım hayat bi eylemmiş gerisi edebiyat…

Yabancı bir şarkı gibiyim dinleyenim çok anlayanım az.

Sen bana Kürtçe bir gül ver,
Ben seni Türkçe seveyim.
Sen bana NEWROZ çiçekleri topla Mezopotamya’da,
Ben sana Türkçe karanfil toplayayım Anadolu’nun ovalarında.
Sen bana Kürtçe “Ez tê Hezdîkım” de,
Ben de sana Türkçe “Seni Seviyorum” diyeyim..

Üzülme değmez sözünü duymaktan sıkıldım.
Değmeyenlere zaten üzülmem.
Üzüldüğüm şey; Değmeyenlere yüreğimin değmiş olması.

Bir gün benden şikayet ettiğin ne varsa özleyeceksin…

Nedendir bilinmez ama; bana ait olan uyku ile senin aranda bir şey var, çünkü ikinizde gelmiyorsunuz..

Ne kadar seviyorsun dersen; O kadar işte.
Tavanı kadar sokağın ve dibi kadar cehennemin..

Bizimkisi bir aşk hikayesi değildi,
bizimkisi aşktı gerisi hikayeydi.

Mola istiyorum hayat
Sabrettikçe üstüme geliyor gibisin..!

Ne ikna edici bir intihar girişimidir şimdi seninle göz göze gelmek.

Hayat, cinsel ilişkiye bulaşan ölümcül bir hastalıktır.

Nefesim ol ki..
Sen bittiğinde bende biteyim…

Uzaktan sevmek olmaz
Gel yakina.

Ey soluma düşen ince sızım, öyle tepkisiz kalma..
Yaktığın ”YÜREKTİR”, çıra değil.

Yasa dışı bir ihtimaldi benimkisi.
Mülteci bir çocuğun hayalleri gibi…

Yaprak ağaçtan sıkılmıştı.
Sonbahar bahaneydi!

Hiç kimse senin kadar fikrime huzur değil.

Her şey bir sokak çocuğunun elini cebine sokabildiği kadar boş..
Öznesi olmayan cümleler kadar anlamsız.
Ve senin naber soruna iyilik dediğim kadar yalan!

Aşk;
Tüm dünya insanlarının içinde,
sana tanıdığım ayrıcalıktır…

Ne olur ne olmaz deme;
Sen olmazsan, ben olmam..

Ben bir şair olsaydım eğer,
Cümle cümle vururdum seni.
Her noktasında dururdu kalbin !..
Ben bir şair olsaydım eğer,
Öyle bir şiir yazardım ki sana sevgili ;
Harflerine asardın kendini…!

”Seni seviyorum” cümlesinin ”sen” i öldü.. ”Cümle”mizin başı sağolsun ..”

“Görücü usulü bir aşk istiyorum. Gördükçe göresim gelsin, görmeyince ölesim…”

İçimdesin, evet tam içimdesin. Ve öyle bir yerdesin ki, uyutmuyorsun beni geceleri.

Gidersen, yalandan akıttığın gözyaşından bir damla gerçek bırak, bana.
Olurda bir gün geri dönersen; geriye kalmış bir tek o olacak, sana.

Seninle empati kurarsam sevgilim; sen karşılıksız sevmekten delirir, bense seviliyorum diye sevincimden ölebilirim.

Söz veriyorum sana sevgili unutacağım seni. Bütün gece bekliyeceğim güneşi, eğer bu gece güneş doğarsa, seni gecenin karanlığına gömüp nasıl unutacağımı seyredeceğim…

Unutma: hiçbir şey yakışmıyor kalbime özlemin kadar.

Yine sürgün yeri gözlerin…

Bende SEVGİLİM bende,
– Seviyorsan da, Sövüyorsan da…

Karla karışık ‘Âşk’ yağıyor bugünlerde, ve bana ‘Dolu Dolu’ ‘SEN’ düşüyorsun…

Havam bozulmaya başladı yine.
Gözlerim de dolmaya.
Sanırım içimde bir yerlere sen yağdı gece gece…

Gel seninle bir daha ağlayalım…
Yaşanmışlara…
Yaşanmamışlara…
Bir de hiç yaşanamayacaklara.!

“Yaşamak ümitli bir iştir, sevgilim.
Yaşamak; Seni sevmek gibi ciddi bir iştir.”

Sen şimdi yazdığım şiirleri kendi üstüne alınıyorsun değil mi sevgili?
Sana kafiyeli cümleler fazla gelir!
Satır aralarındaki boşluklarda oyala kendini.

“Duydum ki böbreğinde taş varmış sevgili. Kesin kalbinden düşmüştür.”

Her suskunluk; Bir iç kanamasıdır ilişkilerde…

Tek tek bakıyorsun sayfalara, senli cümleler bulmak adına,
Müjde sevgili; azılı aşklar haber salmış, yalnızlık oluyoruz bundan sonra.

Ey Sevgili..!
“Bir geceliğine değiş tokuş etseydik yüreklerimizi,
Taşıyabilirmiydin acaba bendeki seni”…

Seni sevdiğimi anlayacaksın,
Sevmediğim zaman.

Ellerin kadar adil, ayakların kadar adi bir varlık görmedim ben…

Ve sonunda anladım.
Ben kocaman sevgimi,
Bazı İnsanların fukara yüreğine,
Sadaka olarak bağışlamışım.

Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu.
Önce özlüyor, sonra ağlıyor, akşamları küsüyor,
Ve geceleri çok seviyorum.

Gidişini kanıtlayan en büyük delil olmuştu hiç gelmeyişin! Gelmeyişine “ölüm” dedim, gidişine “kıyamet”, binlerce kez diriltilip kahpe bir sevdanın mahşer yerinde, milyonlarca kez sorguya çekildim! Her sorgumda ayrı ayrı cehennemlere mahkum edildim.

Dün gittin, yıllardır yoksun…

Yazdıklarımı siktir et, yazıp yazıp sildiklerimi bi görsen.

Hadi takas edelim birşeylerimizi … Mesela gülüşünden ver ömrümden al.

Eğer bir gün beni özlersen
Sol’a sinyal ver,
Çıkmaz bir sokağın
Trafik ışıklarında seni seviyor olacağım…
İmza: Öptüm..

Bilinmedik bir hüzün var içimde, bir gariplik.
Anladım ki, ya ben fazlayım bu şehirde, yada biri eksik…

Bu aralar ellerim hep üşür benim,
Doktor “kansızlık” der, ben “sensizlik” derim…

Kirli bi çocuk yüzüyüm kapında; ama dünyanın en temiz gözleriyle bakıyorum sana! Şeker değil istediğim, yüreğini koy avuçlarıma.

Bir gün anlayacaksın,
Neden sessizce gittiğimi…

Hiçbir soğuk, yokluğun kadar üşütmedi…

Görsen, hayalimdeki seni kıskanırsın.

Hatırla demiyorum, unutma yeter.

Hava soğuk üşüyorum,
Tut elimi sevgilim,
Otur yanı başıma şöyle
Gitme..
Çıkma dışarı,
Hava E ‘tipi’ ayrılık…

”Ayrılık, bir insanlık suçudur sen işleyemezsin..”

Sen Leyla kadar sevseydin, Ben Mecnun’nu utandırmasını bilirdim.

Hani derler ya ben sensiz yaşayamam diye. İşte ben onlardan değilim. Ben sensiz de yaşarım; Ama seninle bir başka yaşarım…

Sonuçta beni uçurumdan atsan düşene kadar aklımdaki tek şey sırtıma değen ellerin olurdu…

‘Seni Seviyorum’ demek 1 Saniye 29 saliseni alır,
Buna değecek birini bulman ise tüm ömrünü.

Bozuk bir saattir yüreğim, hep sende durur..

İçimdeki ”Hırsız Nota”lar, bugün yine ”Yalnızlık Senfonisi”ni çalıyor yokluğunun adına…

Bugün yolunda giden tek şey kalbimdi,
Yine senin için attı..

Yetimhanede yaşayan küçük bedenlerin, ranzalarına yazdıkları “anne” kelimesi kadar masum olmalı aşk..

Öyle ezberlemek istiyorum ki seni, unutmak denen şey bile kıskansın.

Senden sonra;
Hiçbir dudağın son peronu olmadı dudaklarım,
Daha önce hiçbir yolcu böyle uğurlanmamıştı.

Ne zaman seni unutmak için gitsem bu şehirden
Bir şey unuttum deyip, hep geri döndüm ben..

Bugün kitap izledim..
Film okudum..
Yemek dinledim..
Müzik yedim..
Aklım sendeydi..
Hiç bir işi doğru yapamadım..

Herşeyi sana yazdım, seni de herşeye,
Hayallerimin paragraf başına,
Umutlarımın parantez içlerine…

Seni özlemek nasıl bir borçsa artık.
Özle özle bitmiyor…

Seni sevmeye niyetliyken, isminden başka bir şey koymam ağzıma.!

Benim doğduğum yerlerde hayalleri satılmıyordu aşıkların.
Bundandır, öksüz düşlere bedava masallar ısmarlayışım…

Dur !
Böyle gidiş olmaz sevgilim..
Dudaklarındaki veda marşına uymuyor ayak seslerin.
Kimliksiz bir naaş taşıyorsun kirpiklerinde..
Azılı bir katil gibi bakıyor toprak karası gözlerin.
Bu kaçıncı vurgun yeyişim vurdumduymazlığından ?
Bu kaçıncı solgun düş ?
Ve bu kaçıncı ölüm yüreğinin acı cenazesinde…

Kalbime söyleyemedim gittiğini, seni halen benimle biliyor…

‘UNUT’ demekten daha büyük bir küfür yoktur benim yüreğimin lugatında..

Sırf seninle diğer tarafta karşılaşmamak için,
Helal ediyorum hakkımı..

Bir yanlızlık inşa ediyorum ki sorma : mimar sinan halt etmiş yanımda !

En çok Gözlerime Gömülürsün, Gözlerimi Kaparım. Vasiyetimi Yazarım..

Peşimden koşan çok diye sevinme… İktisat derki; Fiyat düşünce talep artar.

‘Aşığım sana’ cümlesinin sonundaki ‘a’ harfi terk etti seni. O da üzülmüyor gittiğine, Sen hala ‘Aşığım San’ beni .

“Kalbime giden yollarım unutma çalışmalarından dolayı kapalıdır”

Aşk isyandır, kal’be!

Şimdi söyle; bu denizin dibinde, bu geminin kırık-dökük güvertesinde, bu yırtık yelkenle, bu yönsüz rüzgarın içinde bu aşk nereye gidiyor usta? …

Bunlar da geçecek şüphesiz. Seni unutmama kaç yüzyıl kaldı ki..

Minyatür bir kalbe sığar mı? Benim denizleri tutuşturan gözlerim…

Şimdi git !
Hangi yüreksizin gönlüne kiracı oluyorsan ol,
Senin hakkın ömür boyu yüreksizlere kiracı olmak olsun! Çünkü sen sahibi olduğun bir yüreği kendi ellerinle sattın!

Sen hakka işlediğim en büyük günahımsın benim!

“Dilenciler gibi yerlere bakarak yürüyorum artık sevgili..
Ama bir fark var aramızda
Onlar para arıyor, ben sende kaybolan kendimi..”

Bırak…sorma!
Hanesi boş kalsın ismine yüklediğim anlamın
Aşk de, nefret de ne dersen de..
Ben bile bilemezken bendeki vazgeçilmezliğinin sebebini
Bırak sözcüklerin kafası karışmasın…

Tüm aşkların cümlesini asıyorum şimdi yalnızlığa.
Bütün terk edilenlerin dünyası benim başıma yıkılıyor.
Kıyamet değil, içimden “o” kopuyor yalnızca…

Satırlardan taşan bu aşkı
Sen bir cümle ayrılığa sığdırıyorsan,
Yokluğum varlığına armağan olsun…

“Galiba ben bu aşkta iyi halden müebbet yedim”.

Bilmem hatırlayacak mısın ama,
şu an hastasını öldüren bir doktor duruyor karşında…
Üzülmek haddim değil belki,
Fakat ötanazi isteyen sendin bu aşkın hasta yatağındaki ruhuna…
Unutma aşkın talan yüzü!
İki elin yakamda…

../Mevsimin suçu yok
Yokluğun soğuk!

Sen Geleceksin Diye;
Söndürdüm Bütün Işıkları
Saklandım Karanlıklara
Bak Yine ”AŞK” Devriye Geziyor Sokaklarda
Ben Alıştım Sensiz ” Karanlığa ”
Ve Unuttum Senli ” Mut(lu)suz/lukları ”

Hava yalnızlık normallerinin altında eksi aşk,
Karla karışık kül yağıyor kente,
Ve Hakan yalnızlığından tutuklanıyor …

Usta! Hiçbir gidiş aşk kadar suçüstü yakalanmıyor kalbe.

“İğne deliğinden geçiriyorum sevdayı.
Sen oluyor nakışımın adı.”

Hayatım olmadın , bari idam halatım ol.
Hiç değilse ölürken boynuma sarıl,
Öylece kal..

Seni bir dine bağlanır gibi değil, kendi özgürlüğümü sever gibi seviyorum.

Gittin…
“Asla gidemem” diyendin ve ben bilirdim asıl gidenlerin “asla” diyenler olduğunu…

Sen gidince soğuyor yatak..

Geçmişi geçmemiş duygularla sevme beni!

Sevgilim ben şimdi büyük bir kentte seni düşünmekteyim
Elimde uçuk mavi bir kalem cebimde iki paket sigara
Hayatımız geçiyor gözlerimin önünden
Çıkıp gitmelerimiz, su içmelerimiz, öpüştüklerimiz
“Ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz”.

Diyorlar ki küsme aşka daha kimler gelecek, kimler geçecek.
Bilmiyorlar ki en son giden her şeyimi götürdü..
Bilmiyorlar ki en son giden daha sonra gelecekleri bile götürdü….

Anlatabilsem sende neler gördüğümü, kimse inanmaz hayal derdi.Bilselerdi sende neler gördüğümü, yıllarca hayal kurmak isterlerdi…

Öyle bir seveceksin ki, yüreğinden kimse ayıramayacak. Ve öyle birini seveceksin ki, Seni gözleriyle bile aldatmayacak.

kimliğimi soruyor birileri, çıkarıp resmini gösteriyorum

Maksat bir sevgili uğruna ölmek değil, uğrunda ölünecek bir sevgili bulmaktır.

Sizde Sevdiğiniz Güzel Anlamlı Sözleri Yorum Bölümünden yazarak paylaşabilirsiniz.

Bir Yorum Ekleyin

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Domain