Siz Sorun Biz Cevaplayalım.
Hemen Tıkla Sorunu Sor

Simge Fıstıkoğlu Kimdir? Nereli ve Kaç Yaşında

Simge Fıstıkoğlu Resimleri Fotoğrafları,

Simge Fıstıkoğlu kim,

Simge Fıstıkoğlu boyu,

 

Bu makalemiz de spor yorumculuğu ve spikerliği yapan Simge Fıstıkoğlu hakkında bilgileri sizlerle paylaşacağız. Simge Fıstıkoğlu ile ilgili bütün bilgilere ve fotoğraflarına ulaşabilirsiniz. Simge Fıstıkoğlu kimdir, biyografisi, boyu, kaç yaşında ve nerelidir?

Simge Fıstıkoğlu, 1982 yılında dünyaya geldi. Yazımızın devamında Simge Fıstıkoğlu’nun kendi diliyle hayat hikayesini şu şekilde anlatıyor;

12 Aralık 1982’de başladı hikayem. Çocukluğuma dönüp baktığımda Yeşilköy sokaklarında oynadığımız oyunları hatırlıyorum en çok. Hamdullah Suphi Tanrıöver İlköğretim Okulu’nda başlayan öğrencilik hayatım Selim Pars Koleji ve Beyoğlu Anadolu Lisesi’nde devam etti. Siyaset, felsefe, psikoloji, sanat tarihi, edebiyat… İlgi duydugum bütün alanlara dair öğrenme hevesim beni sosyoloji tercihine itti. İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden 2005 yılında mezun oldum.

Estetik ve tasarıma duydugum ilgi, yazı yazma isteğimle birleşince bir dekorasyon dergisinin benim için doğru adres olacağını düşündüm. Çaldığım ilk kapı olan Elle Decor dergisinde 3 ay staj yaptıktan sonra stil editörü olarak görev almaya başladım. Konuşmayı ve soru sormayı da en az yazmak kadar sevdiğimi fark edince, ‘değişim zamanı’ dedim içimden ve televizyona adım atma kararı aldım. Sadece 6 ay çalışmış olsam da Elle Decor günlerimi, tüm çalışma arkadaşlarımı yüzümde gülümseme ile hatırlıyor, dünyanın en keyifli mesleklerinden birinin dergicilik olduğunu düşünüyorum.

Simge Fıstıkoğlu Resimleri

Televizyona geçme kararını bir günde almış olmam gibi, başlamam da aynı surat de oldu. “Bu mesleği öğrenmek istiyorum” diyerek kapısını çaldığım dönemin Habertürk Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı Murat Ongun’dan “hemen bugün başla” yanıtını aldım. Ertesi gün deneme çekimi bile yapmadan kendimi kameranın karşısında buldum. Tarih 16 Ekim 2006 idi. Hiç bir deneyimi olmayan birini ekrana çıkardığı için Murat Ongun’u zaman zaman fazla cesur bulsam da, bana güvenmesi ve fırsat vermesini minnetle anar, bunun hayatımda aldığım en iyi karar olduğunu söyleyebilirim.

Haberturk Televizyonu’nda 2009 yılının Ağustos ayına kadar spor spikeri ve editörü olarak görev yaptım. Bu süre zarfında aralarında Fatih Terim, Şenol Güneş, Ertuğrul Sağlam, Ersun Yanal, Vicente Del Bosque gibi teknik direktörler başta olmak üzere Hakan Şükür, Arda Turan, Emre Belözoğlu, Rüştü Reçber, Servet Çetin, Tümer Metin, Nihat Kahveci, Gökhan Gönül, Hamit Altıntop. Halil Altıntop, Nuri Şahin, Tugay Kerimoğlu, Mehmet Aurelio, Mevlüt Erdinç, Caner Erkin, Philip Holosko, Colin Kazım Richards gibi başarılı isimleriyle röportajlar yaptım. 2009 yılının Ağustos ayında Haberturk Televizyonu Spor Müdürü oldum, Formula 1 pilotu Heiki Kovalainen ve yıldız futbolcu Cristiano Ronaldo ile röportaj yaptım, Güney Afrika’da düzenlenen 2010 Dünya Kupası’nı takip ettim. Bunun yanı sıra 2007 yılından 2011 Haziran’ına dek Futbol Pazar’ı hazırlayıp sundum, Hoş Beş İki isimli programda Ceyhun Yılmaz ile hem mikrofonu, hem yüzlerce kahkahayı paylaştım. Yine bu süre zarfında Haberturk Spor Gazetesi’nde spor dünyasının önemli isimleriyle söyleşiler yaptım.

2011 yılının Mayıs ayında ise kariyerime yeni bir yön verme isteği duydum. Gece kuşağında yer alan 1 Gün isimli programın hem hazırlık aşamasında gorev aldım, hem sunuculuğunu üstlendim. Türkiye’nin hemen her gün değişen siyasi gündemini, Sırrı Süreyya Önder, Meral Akşener, Suat Kılıç, Oktay Vural gibi siyasetçilerle yorumladık, gazeteci ve akademisyenlerden görüşler aldık, spor, sanat, sağlık, edebiyat, sinema ve müzik dünyasından pek çok isim konuk ettik.

16 Eylül 2011 tarihinde Haberturk Televizyonu’ndan ayrıldım.

İki aylık bir molanın ardından A Haber’de Son Durak isimli haber programını sunmaya başladım.

Takvimler yine 16 rakamını gösterirken, (bu kez 2012 yılının Şubat ayıydı) Habertürk izleyicilerine yeniden ‘Merhaba’ dedim. Hayat gerçekten sürprizlerle dolu. Yaklaşık 3 ay boyunca 07:00-09:00 saatleri arasında yayınlanan Gün Başlıyor programını sundum. 7 Mayıs’tan itibaren yeniden geceler, yeniden 1 Gün…

Şansa inanmam ama şanslı insanlar varsa, sevdikleri işi yapıyorlardır mutlaka. Stüdyo dışında bir canlı yayına gittiğimde etrafımdaki hareketliliği görünce, röportaj yaptığım kişinin ‘anlatırken’ gözlerindeki samimiyete şahit olduğumda ve en önemlisi sorduğum bir soru üzerine yeni bir şey öğrendiğimde kendimi çok ama çok iyi hissediyorum, en doğru kararların üzerinde fazla düşünülmeden alınanlar olduğunu bir kez daha anlıyorum.

İşimden bana kalan vakitlerde en büyük tutkum müzik. Bir sabah işe giderken “ben bu şarkıyı calmak istiyorum” diyerek başladığım piyano derslerim de hızlıca alınmış, iyi kararlardan biri. Müzik gibi edebiyat da en sevdiklerim, bir gün kitap yazmak hayallerim arasında. Yazı yazmak varlığını bile bilmediğim duygularımla karşılaşmak benim için. Bilmediğim bir şehri, ülkeyi, kültürünü, yemeklerini tanımak da en büyük keyfim hayatta. Para dahil hiç bir şey biriktiremem, koleksiyon yapamam; bir tek seyahate giderken bindiğim uçakların boarding cardlarını topluyorum, onlar çoğaldıkça zenginleştiğimi hissediyorum…

Sen plan yaparken başına gelenlerdir hayat” derler, planları köşeye atıp, hayalleri ön sıraya alıp hikayeme devam ediyorum…

Simge FISTIKOĞLU

kaynak: simgefistikoglu.com.tr

Bir Yorum Ekleyin

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir